20 Şubat 2009 Cuma

Benden Bana-1

Defolu; ama marka!
İnsan...
Hani şu Cennetten kovulan kulun çocuklarıyız.
O günden bu yana O, beşer dedi bize: Şaşan!
Bütün hışmımız kendimize oldu, birbirimize...
Lanet gibi!
Yedik bitirtik birbirimizi.
Bir o bir ben...
İki ben sıfır o!
Sevdik, korktuk, baba olduk ve ana; rezil olduk, razı olduk...
Razı olunan olamadık!
Şu kovulanın çocuklarının çoğu akledemedi, ilk akledence boyun eğmeyi...
Akledip boynunu eğenlerin bir kısmı ise tepeye doğru eğdi boynunu.
Tanrı oldu!
Yargıladı. Affetti, cezalandırdı bazen de boş geçti...
Çok azı sustu, burnunu sokmadı başkasının yaşamına, kendi özündeki balçığı gördü...

Ben ona beğendiğim/beğenmediği elbiseyi giydirirken, o bana sevdiği/sevmediğim yemeği yedirdi.

Onun canı elma çekerken, ağzına armut tıkadım.
Öldürdük birbirimizi.
Yok ettik...
Kim daha güçlü vurdu, ondan sinildi.
Kim daha iyi sundu, o alındı.
Kim çığırtkansa, onun çevresi kalabalıklaştı.
Güzel yüzlüler, güzel yürekliler...
Şen şakrak yaşanan yaşamlar,
Sessiz iniltilerde buhranlı ölümler
'Ah anam ahlar' yükselirken göğe, 'oynama şıkıdım'larla tempo tutulan arz bizimdir.
Yığın yığın doğduk, sürü sürü öldük...
Doğarken ağlayan, ölürken sızlanan bizim yaşamlarımızın aslı aralardadır:
Arada arada yaşayan insan!
Marka; ama defolu insan!
Öleceğiz bir gün vemezar taşımız olursa bir yerlerde ona yazılacak sadece bir 'huvelbaki' terennümü...
İki vakte kalmadan da cismimiz ve adımız silinir dünyadan...
Kemik ara bulasın, toz olacağız!
Dedenin babasının adını bilmeyen sen, seni torunların hatırlayacak mı sanıyorsun!?
Vur anasını sattığımın kabadayısı!
Al koçum!
Verme kızım!
Oku hoca!
Geçir!
Kır!
Üfür babalık!
Kinlen!
Aban!
Köpür şerefsiz!
Bir avuç havayız biz be!
Üfledi doğduk...
Öf ile öleceğiz...
Diyeceğim o ki:
Ben bugün gayrı çıplağım!
Ölmeden doğduğum yeni yaşamımda merhaba dünya ve merhaba okuyucu...
Özgür bir ruh konuşacak artık.
Ben bana yazarkenbeyninizi fokurdatacağım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hakkımda

Fotoğrafım
sese yüklediğim anlamı kriptoladım. şifre feryadımın henüz yol aldığı ve ulaşmadığı milyarlarca yıldız ve gezegende hesapsız sinyaller var biliyorum ve kimyası kabarık seslerinin bana ulaşmadığı... işte ben ordayım. mekanımın gürültülü tınılarının bağrında tek başıma bir melodi özlemindeyim, notaları es es... duyan sessizliğimin çığlığını, kulağına kadife örtsün ve gelsin bana!

Bu Blogda Ara

Blog Listem

İzleyiciler

Benden Bana...