2 Mart 2009 Pazartesi

Benden Bana-11

Doğru açıdan bakan herkese herkes çırılçıplaktır!

Soluklanalım şimdi:

Artık anladık bizler hiçbirimiz diğerimizden gayrı değiliz.
Ve hiçbirimizde yok bir fazlalık, eksiklik.
Ne masumuz ne de suçlu...

Sadece kullandığımız ve kullanıldığımız zeminler var ayrı ayrı.

Somalili çocuk annesinin eteğini şeker için çekiştirdiğinde, Alaska'daki yaşıtı, yağlı bir balık parçası için aynı şeyi yapıyordur; dudaklarını büzerek ve zırıldak bir ağlama tutturmuş halde...
Amerikalı espriye güler, Çinli de hasta olur.
Vietnamlı'nın canı yanar kurşundan ve İngiliz de uyur...
Türk'ün geçim sıkıntısı, Kazak ailenin zenginliğidir!
Yaşarız zaman zaman, döngüden döngüye birbirimizi tekrar eder dururuz.
Biz aynı dna'dan çoğalmış bir cinsiz...
Dillerimiz farklı; ama kelimelerimiz aynıdır.

İnsanca'da buluşuruz.

Bir atlama; yoksa yazı uzar gider:

Hazımsız ve kıskancız hepimiz...
Kişisel dünyamızın sınırlarına koku bırakmak veya yönetimine rızamız olanın sınırlarında zaman geçirmek gibi hayvanlarla ortak yönlerimiz de vardır.
Ne bileyim, soğuk görünümlüdür de, yanına aldığına stendap komedyendir...
Havalıdır da, sokulmuşsa birine onda süt dökmüş kedidir ya da...
Komplekslerimiz vardır...
Eksi'miz bilinsin istemeyiz. Sanki eksiltir bizi o eksi!
Dümen bile çeviririz fark edilmemesi için.

Biliriz kız güzelliği,
Oğlan yakışıklılığı ile sergiler varını...
Koku budur!
Biri ona güzel diye yaklaşınca da sokar!
'Sen beni ben olarak kabul etmedin' Al sana iğne!
Yakışıklı ve atletik olanın zeki davranmaya ihtiyacı yoktur. Damızlık vasfı oldukça iştah kabartır.
Elini sallasa ellisi. Sonra ellisi birden en büyük işkence olur ona...
Onlar yüzünden sevememiştir çünkü!

Şefkatle okşarken şehvetlenebilen bir cinsiz,
şehvette şefkati yaşayabilen ya da...

Yetişemediğimiz yeri çene ve beden dili ile doldururuz.
Altında kaldığımıza yavşarız.
Bükemediğimiz bileği öper, öpemediğimiz dudağa hevesleniriz.
Taksit taksit yaşamayı beceremez, topyekun hibe ederiz varlığımızı peşkeşçilere!

Çocukken bilye
gençken birdir bir
orta yaşta elim sende
yaşlanınca körebe oynarız biz...

Biz insanız.

Yok hiçbirimizin diğerinden farkı...
Belki işte zemin farklı o kadar...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hakkımda

Fotoğrafım
sese yüklediğim anlamı kriptoladım. şifre feryadımın henüz yol aldığı ve ulaşmadığı milyarlarca yıldız ve gezegende hesapsız sinyaller var biliyorum ve kimyası kabarık seslerinin bana ulaşmadığı... işte ben ordayım. mekanımın gürültülü tınılarının bağrında tek başıma bir melodi özlemindeyim, notaları es es... duyan sessizliğimin çığlığını, kulağına kadife örtsün ve gelsin bana!

Bu Blogda Ara

Blog Listem

İzleyiciler

Benden Bana...