
Korku ve beğenilerimiz kökenli duygularda düğümlenen bir seyir...
Üretiyoruz, seviyoruz. Üretiyoruz ödümüz kopuyor.Üretiyoruz istiyoruzÜretiyoruz yok sayıyoruz…
Hayvanın av olmaması onun refleks ve duyularının keskinliğine bakıyor.
Kokarsa bir şey ona yabancıduyarsafırlamaya hazır...
Kaçması lazım, yoksa yeme ve üremeden mahrum kalacak.Ölecek!
Niye yaşar ki bir hayvan!?Hayvan neye yaşar?
İnsanda da benzer bir gelişmiş türevi mevcut bu halin.
Ama metafizik kullanmayı bilir insan. Karmaşık kurmaşık sıfatlar tanımlamalar yükler.
Korkusuna duyduğu saygı, nefrete dönüşebilir;ümid ettiğine duyduğu özlem ihtiraslı bir tutkuyla ona râm olmaya onu sevk eder.
Duyargalarınca yönlendirmeli var ettiği uyduruk tanrısını işine gelmeyince yok sayabilen bir varlık, bu insan...
Ya da, zamanıysa, ortam da uygunsa ona yüksek itaat ile tapınankorkan ve onu arzulayan da...
Kesmeyen bu!Yetmeyen bu!
Ürettiğine bir yere kadar albeni pompalıyorsun; sonra boşluğa düşen sen ve yetmeyen o oluyor sana...
Allah inancına neden varamıyoruz?Neden inandık derken inanmaktan çok uzağız?
Bundan!
Kendimizden menkul, kendimize has tanrılar kesmiyor, yetmiyor, tatmin etmiyor bizi...
Herkesin yaşama tarzı ve alışkanlıklarınca, idrakı, gücü, meyli ve tavrınca O olmayan 'o'ları var yaşamında...
Abarttıklarımızsindiklerimiz yuhladıklarımıztitrediklerimizsalyalarımızın aktığıtüylerimizin ürperdiğikudurduğumuzsüt dökmüş kedisi olduğumuzkucağında olmak istediğimizyanına bin metre yaklaşmak istemediklerimiz
Çöz kendini!
Göremiyor musun?
Çöz artık; çünkü senŞeytan'ın bile cesaret edemediğini edensin!
Yaşamınla kumar oynadın ve tanrı saydın kendini tanrılar üretip, onlara tapınırken....
Bir kırılmabir buruklukbir kirli pis, iğrençiyi hissettirmeyecek olanla donandın
Manzara buğulu gelebilir; ama hakikat böyledir.
Bizim doğamıza Yaratıcı ayırd etme melekesi yerleştirmiş.Doğru ve yanlışı fark edebiliyoruz.
Doğrumuza yıllarca ve binlerce kişi yanlış denilseyanlışımız için tonlarca laf üretilse, 'doğru' diyedudaklarımız hep büküktür içerde bir yerlerde...
Biz inanmak istiyoruz; ama inanamıyoruz.
Neden?
Şeytan diyorlar engel olana.Şeytan tapınmaya zorlandığı insandan yüce mi peki?Sanırım 'Şeytan'a papuç giydirecek' usuller bizim eserimiz....
Şeytan asla bir tanrı üretemez!
Şeytan Allah’ı inkar edemez!
Din kaynaklı ondan bahsedilirken onu anlatan sembollerin hepsi 'iman' üzerine işlenmiştir.
O, sadece itaat etmedi egosundan.İnkar etmedi, 'yoksun Sen!' demedi.
İnsan ise, Rabb’ına rağmen rab üretti dünyasına...O'na rağmen onları ilah edindi...
Adına bazen korku koydubazen sevgibazen emelve bazen de dürtü.
Tapındı durdu…
Türedi tanrılar çıyanlar gibi sardığında kafatasınıüstelik bu kafa bir yandan ısırılıyor bir yandan okşanıyorsa
Allah bilinir mi?Allah bulunur mu?Allah'a tapınılabilir mi?Allah'a varılır mı?
Allah, yalın bir gerçek;
abartıları abartmakyoku var saymakvarı yok...
O'ndan koparır!
'Uy' denileni söyleyip, 'uyma'yan'Evet bu doğru' yargısını sırtından vuran her insan
öncelikle iman yönünü anlamaya çalışmalı...
Günahını tanrılaştıransevabını ya da...
Şeytan'ın yapamayacağını yapanO'nu yok sayan...
Kızı, oğlanı, işi, aşı, makamı, durumu, yoku, otu, putu önüne koyan, bana Allah'tan bahsederse,
'Şu günah, bu sevap''bunu yap, şunu yapma' derse
Ben bilirim ki bu da tanrı hevesli ve bende tatmin ediyor heveslerini...
Böyle durumlarda iki ihtimal var:
Ya tecavüz kaçınılmazsa zevk alma moduna geçersinya da yüzünü döner, kulaklarını tıkar ve kusarsın duyduklarını....
Bu kadar üretilmiş ve işi bitince tüketilmiş tanrı arasında 'Allah' bulunmaz!
Gör bunu ve öldür tanrıları.
Yoksa öldüğünde sen, tanrılarınla birlikte gömüleceksin toprağa, otlara sermaye bedeninle, fırıldak oyununa malzeme ruhunla...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder