14 Mart 2009 Cumartesi

Ötelenmiş Ötekilerin İtelenmiş Halleri



'Ötekiler'imiz var; bizim de onlarca 'ötekiler' olarak vasıflandığımız...
Algı ve anlayışlarımıza uygun zeminlerdeyiz ki bu karakteristik bir tavır..
Algılara müdahaleler ben merkezli olunca -hep banacılık- anlaşmazlıklar büyüyor. Egoist eğilim, ötekine varlığınca varlık hakkı vermeme ve onu aidiyete alma, sahiplenme ile biliniyor..
Farklı olanı, kabullendiği daireden -uymadığınca- dışa 'itelemek'...
'İteleme' sonucu, itelenen, haliyle 'iteleyenin' yanında olamıyor.
Ötekini itelememek!
Bu bir feraset, arifanelik ve olgunluk işi...İnsanın dibinin değil, tepesinin vasfı...
Birinde bu tahammülü görmediğinizde kendinize eziyet etmenize gerek yok. beri durun ve dayayın bacağınızı bizzat siz iteleyin varlığınızı ondan.
Kendi gibi düşünmeyen ve yaşamayanları, yaşam sahası dışına iteleyenlerin azgınlığı yeryüzünde kan akıtıyor. Tüm kan bundan akıyor diyemem; ama en çok budur neden...
Farklı farklıyız. Müştereklerimiz de var. Müştereklerde genişlikler varken, diğerinin alanına zıplamak hangi kelime ile ifade edilmeli karar veremedim; ama yakışmıyor.
Hırs oluşuyor, haset körükleniyor ve nifak başlıyor...Kim kime dum duma sonra...
İtelendikçe kinlenmek, ötelendikçe nefret duymak, iğrenmek, ötekileştikçe yabancı düşmek hep bundan...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Hakkımda

Fotoğrafım
sese yüklediğim anlamı kriptoladım. şifre feryadımın henüz yol aldığı ve ulaşmadığı milyarlarca yıldız ve gezegende hesapsız sinyaller var biliyorum ve kimyası kabarık seslerinin bana ulaşmadığı... işte ben ordayım. mekanımın gürültülü tınılarının bağrında tek başıma bir melodi özlemindeyim, notaları es es... duyan sessizliğimin çığlığını, kulağına kadife örtsün ve gelsin bana!

Bu Blogda Ara

Blog Listem

İzleyiciler

Benden Bana...